Özgeçmişi

Her insanın bir hikâyesi vardır.

Ve insanın hayatla bağının ilk oluştuğu yer ailedir. Genetik kökler ise kişi hakkında oldukça bilgilendiricidir aslında. Tabi bunun için azda olsa o kök haritasını okumayı bilmek de gerekir.

Muhammed Taha Gergerlioğlu isminin de kökenleri anne ve babaları tarafından Buhara Horasan’a dayanıyor.

Peki, neresidir Horosan denilen bu yer?

Oldukça eski bir tarihe dayanan Horosan; İran'ın doğusunda ve kuzeydoğusunda yer alır. Farsça bir kelime olan Horasan "Güneşin yükseldiği yer" anlamına gelir.

Eskiden Horasan bölgesi bugün İran, Afganistan, Tacikistan ve Türkmenistan'ın bazı bölgelerini de içeriyordu. Horasan bölgesinde yaşayan topluluklardan en önemlileri: İranlılar, Horasan Türkleri, Türkmenler, Kürtler ve Araplardır.

Bu coğrafyayı yurt edinmiş olan Gergerlioğlu ailesi Horosan’dan kalkıp önce Bursa’ya ardından da Ankara, Aksaray, Darende, Gerger oradan ise Urfa’ya göçerek sarayın yakınlarına kadar gelir. Ailenin büyüklerinden Abdurrahman Efendi (Ba Bey) Abdülhamit Han döneminde devletin son 17 yıllık en büyük istişare kaynaklarından biri olarak Devlet-i Âli Osmanî ’de çeşitli hizmetlerde bulunmaya başlar. Ba Bey’in Devlet-i Âliye’nin hizmetine girmesi de oldukça ilginç bir şekilde olur.

“Abdülhamit Han ve Ba Bey karşılıklı olarak aynı rüyayı görürler. Bu rüyalar üzerine Ba Bey’i araştırıp bulan Sultan Abdülhamit Han kendisini saraya davet eder. Davete icabet eden Ba Bey’i Sultan Malta Köşkü’ne yerleştirir. Burada ikamet etmeye başlayan Ba Bey Devlet-i Âliye’nin hizmetlerini 17 yıl boyunca yürütür.

Abdülhamid’in tahttan hâl edildiği gün ise kendi üzerinde emanet edilmiş bütün devlet varlığını iade ederek tekrar Urfa’ya döner…”

Zaman içerisinde Yıldız Teşkilatı’nın Osmanlı coğrafyasında bütünlüğüne yönelik çalışmalarda söz sahibi olan Ba Bey’in nesli ise Yıldırım Beyazıt zamanında keşfedilen Seyyid Şeyh Hamid-i Veli’ye kadar dayanıyor.

Bu kadim ailenin en tanınmış isimlerinden biri ise birçoğumuzun tarih kaynaklarından bildiği Somuncu Baba'dır.

Somuncu Baba’dan bahsetmeden geçmek olmaz. Zira bu mübarek zat öyle insanlar yetiştirmiştir ki bu şahsiyetler tarihe yön vermişlerdir…

1331 tarihinde Kayseri'nin Akçakaya köyünde doğan Somuncu Baba Horasan erenlerinden Şemseddin Musa Kayseri'nin oğludur. Türk tasavvuf tarihinde Safevî-Erdebîlî geleneğini Anadolu’ya taşıyan bir mutasavvıf olarak önemli bir yere sahip bulunan Somuncu Baba’nın benimsemiş olduğu tasavvuf düşüncesinde melâmetî anlayışı ön plana çıkar. Kendisi Seyyid olup soyu 24. kuşaktan Efendimiz Hz. Muhammed'e ulaşmaktadır.

Onun en önemli halifesi ve kendisinden sonra fikirlerinin Anadolu coğrafyasına yayılmasını sağlayan II. Murad Devri Anadolu sûfîliğine damgasını vurmuş olan Hacı Bayrâm-ı Velî’dir. Hacı Bayrâm-ı Velî, Bursa’da tanıştığı Somuncu Baba’ya intisap ederek tasavvuf yoluna girmiştir.

Somuncu Baba’nın yetiştirdiği daha nice zatlar mevcuttur tarihin gözden kaçmış sayfalarında.

Somuncu Baba'nın 17. kuşaktan torunu olan ve 1956 yılında babasının yedek subaylığı esnasında yine birçok Peygambere ve Veliyullaha ev sahipliği yapmış olan Urfa’da dünyaya gelir Muhammed Taha Gergerlioğlu.

Gergerlioğlu ailesi birçok memur aile gibi şehir şehir dolaşır. Taha Gergerlioğlu çocukluk dönemi ve eğitiminin ilk yıllarını lise son döneme kadar Türkiye’nin çeşitli illerinde okuyarak tamamlar. Kendisi memur bir ailede şehir şehir dolaşmaktan hiç de şikâyetçi olmaz zira bu dönem kendisine çocuk yaşta çeşitli kültürleri tanıma şansı vermiştir. Gençliğe ilk adımını attığı lise yıllarının son demlerini ise 1974 yılında Antalya’da İmam Hatip Lisesinde tamamlar. Akabinde Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi ile başladığı yükseköğrenimini 1978 yılında bitirir.

Devletin ebet müddet varlığını devam ettirmesi için atalarının gittiği yoldan gitmeyi kendisine şiar edinmiş bir tavırla eğitim serüveninin hiçbir anını boş geçirmez. 1974 yılında Milli Selamet Partisi (MSP) Bursa Gençlik Kolları Başkanlığı yapmak ise Gergerlioğlu’nun siyasi hayatının ilk adımı olmuştur.

Siyasetin nabız vuruşlarında gençliğin belirleyici rolünü bildiğindendir ki gençliğin aktif olduğu alanlarda çalışmaya devam eder ve 1976 yılında Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) kuruluşunda ve teşkilatlanmasında çalışır. 1977 yılında Akıncılar Teşkilatı kuruluşunda da görev alır.

İş hayatına ise muhasebe ve mali müşavirlik ile Bursa’da başlar. Tekstil ve sanayi sektöründe birçok firma ve kuruluşta yönetici ve danışman olarak görev alır.

Bu danışmanlıklar süresince yaptığı gözlemlerde kurumlar arası sonuç alınmasını geciktiren nedenlerin üniversite, kamu sektörü, özel sektör, sivil toplum, medya arasındaki diyalog ve ahenk eksikliği olduğunu teşhis eder. Bu ahenk sorunun ise sistemik bir yapının var olmamasından kaynaklandığını görür. Sorunların tepkisel ve teknik yöntemler ile aşılmaya çalışıldığına şahit olur. Stratejik planlamaların sistem eksikliğinden kaosa dönüştüğünü ve bu yüzden hedefe ulaşmadığını fark eder.

Bu karmaşanın alt yapısını incelemeye alır ve tarihi verilerden yola çıkarak medeniyetlerin sistemlerini nasıl inşa ettiklerine bakar. Karşısına çıkan en önemli veri hiçbir medeniyetin mefkûresiz inşa edilmeyişi ve her medeniyetin kendi kızıl elmasının olmasıdır. Tüm bu bilgiler neticesinde her toplumun tabiatına uygun kendi sistemini üretmesi gerektiğini düşünür. Birey, aile, mahalle, toplum, kurumlar ve devletin genetik şablonlarına uyan bir sistemin geliştirilmesi gerektiği kanaatine varır.

Verdiği eğitimler; İşletme Yönetimi, Yüksek Finans, Ar-Ge, Tasarım, Rehabilitasyon, Verimlilik, Kriz Yönetimi, Karşılaştırmalı Analiz, Standartlar gibi konularda çeşitli işletme etkinlikleri ve özel sektör danışmanlıklarıdır. Bu hizmetlerde ise mantık, ahlak ve estetiği ön planda tutarak unutturulmuş bir mefkûrenin gün yüzüne çıkartılabilmesini hedefler.

1998 yıllında devletine ve milletine hizmet edebilmek adına siyasi hayatın içerisinde aktif olması gerektiğine karar verir ve siyasette yeni yol arayışlarına yönelir. O dönemlerde Turgut Özal’ın işaret ettiği ve Genel Başkanlığını Korkut Özal’ın yaptığı Demokrat Parti’de (DP) Bursa İl Başkanlığı, Genel İdare Kurulu Üyeliği ile siyasetin içerisinde yeniden aktif rol alır. Daha sonraları Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) ilk tohumlarının atıldığı dönemlerde fiili olarak bu yapının içinde bulunur.

Birçok özel kuruluşta danışmanlıklara devam ederken 2002 yılında küçük toplumsal gruplar arasındaki ilişkileri çözümleme tekniği olan Sosyometri danışmanlığı ile kamuyu tanıştırır.

Sırası ile Halk Bankası İcra Kurulu Başkan Danışmanlığı, TMSF iştiraki Denetim Kurulu Üyeliği, Başbakanlık Sosyometri Danışmanlığı görevleri birbirinin peşi sıra gelir.

2009 Yerel Seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na AK Parti’den aday adayı olur.

Muhammed Taha Gergerlioğlu Uluslararası Sivil İnisiyatif Merkezi kurucusu (ICIC) Strateji Uzmanı ve Gündem Analistidir.

Gergerlioğlu halen aktif olarak Uluslararası Finans, Yüksek Finans, Asimetrik Kamu Güvenliği, Sibernetik Siyaset, Siber ve Finansal İstihbarat konularında uzman/yönetici olarak üniversite, kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve medyaya eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermekte. Ayrıca çeşitli kamu ve özel sektör alanlarında yönetim kurulu üyeliklerini sürdürürken seminer ve konferanslar vermeye devam etmektedir. 

Gergerlioğlu kültürel anlamda donanımına Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini de eklemiştir. Aile hayatının toplumun temelini oluşturduğunu bilen ve buna inanan Gergerlioğlu evli ve dört çocuk babasıdır.