12 Haziran, Evveli Ve Ahiri

Sınıf – ı münevver telkinle, irşadla kitle – i ekseriyeti kendi maksadına göre iknaa muvaffak olamayınca, başka vasıtalara tevessül eder. Halka tahakküm ve tecebbüre başlar; halkı istibdatta bulundurmağa kalkar. ( ... ) Halkı ne birinci usûl ile ne de tahakküm ve istibdat ile kendi hedefimize sürüklemeğe muvaffak olamadığımızı görüyoruz. ( … ) Bunda muvaffak olmak için, münevver sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında tabii bir ittifak olmak lazımdır. Yani sınıf – ı münevverin halka telkin edeceği mefkûreler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalı. Halbuki bizde böyle mi olmuştur? O münevverlerin telkinleri milletimizin umk –ı ruhundan alınmış mefkûreler midir? Şüphesiz hayır…” M. Kemal Atatürk 1923 ( Türkiye Cumhuriyeti nde Tek – Parti Yönetimi nin Kurulması ( 1923 – 1931 ) Mete Tunçay, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, arka kapak yazısı )

   23. Nisan. 1920 senesinde faaliyete geçen Birinci Büyük Millet Meclisi nde, Anadolu ve Rumeli Müdafaa – i Hukuk Cemiyeti tezat iki grup tan müteşekkil; Gazi Mustafa Kemal Paşa yı bilakayd – ü şart destekleyen ve “ teceddütperver, garpçı, inkilapçı “ Birinci Grup ile, Birinci Grubun tarifiyle, “ muhafazakar, saltanat ve Hilafet taraflısı, mürteci ! “İkinci Grup olarak tebarüz ediyordu. 01. Nisan. 1923 senesinde seçim kararı alınıyor,ihanet – i vataniye kanununda yapılan bir tadilat neticesinde İkinci Grup seçimlere dahil edilmeyerek tasfiye olunuyordu.[“ Türkiye de birçok muhalif hareketin başına geldiği gibi, İkinci Grup ta “ irtica “ damgası vurularak kolay yoldan mahkum edilmiştir.” ( Ahmet Demirel, Birinci Mecliste Muhalefet, İletişim Yayınları s.20 )]  23 Ağustos 1923 tarihinde Lozan Muahedesi tasdik olunuyor, 29 Ekim 1923 tarihindeCumhuriyet ilan ediliyor, Ankara Başkent yapılıyor, Hilafet kaldırılıyordu. 17. Kasım. 1924 senesinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Cumhuriyet in ilan usûlüne 1924 Teşkilat – ı Esasiye Kanununave Başvekil İsmet Paşa Hükümetine muhalefet maksadıyla teessüs ediyordu.TCF, CHF müntesiplerini; Musulmeselesi, Mübadele ile Mübadillerin iskânında zuhur eden suistimal, irtikap ve zimmet le itham ediyor; mecliste şiddetli münakaşalara sebebiyet veriyordu. İktidar ise, muhalefeti irtica a ile itham ediyordu. TCF nizamnamesinin 6.maddesinde yazan “ Fırka, efkar ve itikadat – ı diniyeye hürmetkardır.” ifadesi “ irtica ! “ olarak tavsif edilerek, Şeyh Said isyanı neticesinde çıkarılan “Takrir – i Sükun “ kanunu mucibince II. Dönem İstiklal Mahkemeleri teessüs ederek “ mürteci ler ! “ idam ve muhtelif hapis cezalarıyla tazyik olunmuşve nihayetin de İstiklal Mahkemesi marifetiyle, İzmir suikastı bahane edilerek TCF kapatılmıştı, muhalefet bir kere daha susturularak tasfiye olunuyordu. 1923 seçim kararı alınınca, Yemen ve Musul da seçimlere katılmak istemiş ve Türkiye ye bağlılık bildirmişlerdi. Ankara Hükümeti Musul un isteğini kabul etmiş ve Musul un tahminen 4 Milletvekili çıkaracağını hesaplamıştı. Hatta Müdafaa – i Hukuk Grubu Musul adaylarını da belirlemişti.( Tek Parti Dönemi ve Cumhuriyet Halk Partisi Dr. Hakkı Uyar, Boyut Kitapları s.66 – 19 numaralı dipnot )

   “ İttihat ve Terakki nin başarısızlığa uğramasının en mühim sebeplerinden biri, idareyi mesullerden ziyade, gayri mesullere bırakmış olmasıdır.” M. Kemal Atatürk.( Tek Parti Dönemi ve Cumhuriyet Halk Partisi Dr. Hakkı Uyar, Boyut Kitapları  s.83 – 84. )

   Gazi Mustafa Kemal “ Ben Cumhuriyeti tesis ettim; fakat bugün şekl – i idare Cumhuriyet midir, Diktatörlük müdür, şahsi hükümet midir, belli değildir. Ben fani bir insanım, ölmeden isterim ki millet hürriyete alışsın. Bunun için bir muhalif fırka tesis ediyorum; ve bu işi Fethi bey den başka kimseye teslim edemem. Bu husus ta Fethi ye gösterdiğim itimadı başka kimseye gösteremem. ( Fethi Okyar ın Anıları Şi Bankası Yayın. S117 O.Okyar – M.Seyithanlıoğlu ) diyerek; 12 Ağustos 1930 tarihin de Ali Fethi Okyar a“ Serbest Cumhuriyet Fırka “ sını kurdurtuyordu. Kısa zamanda teşkilatını tamamlayarak faaliyetine başlayan SCF na halkın teveccühü üzerine düzenlenen İzmir nümayişinde; Polis le halk arasında çatışmalar vuku buldu, bir erkekçocuğu öldü, bir çok insan yaralandı, 1930 seçimlerinde SCF 30 sandalye kazanmasına rağmen, CHF sı telaşa kapılıyordu. Ali Fethi bey in mecliste yaptığıkonuşma da, iktidarı, büyük çapta suistimal ve seçimler de hile yapmakla suçlayınca; Halk Fırkası da, Serbest Fırka ve ona rey verenleri; vatan haini, mürteci ve komünist olmakla suçluyordu. Atatürk, Fethi bey e tarafsız davranamayacağını bildirmesi üzerine; Ali Fethi bey 16 Kasım 1930 tarihinde SCF sını kapattığını ilan ediyordu. “ Hayır efendiler!...Bin kere hayır!... İrtica olarak tefsir olunan bu hareket, halkın reyini serbestçe ve istediği taraf lehine kullanmak istemesinden başka hiçbir surette tecelli etmemiştir. Halkın reyini Serbest Cumhıriyet Fırkası adaylarına vermek istemesini irtica diye tefsir edenler, halkın en tabii rey hakkını inhisar altına almak isteyenlerdir.” A.Fethi Okyar, Serbest Cumhuriyet Fırkası Reisi.

   AK Parti nin bugün geldiği noktada ne Refah Partisi ne de Milli Görüş vardır artık. Partinin kökleri Serbest Cumhuriyet Fırkası na (SCF) inmiştir. SCF yi sırasıyla Demokrat Parti, bir dönem Adalet Partisi ve ANAP izler.( Aziz Üstel, Star Gazetesi 20. 06. 2011 )

  7 Ocak 1946 tarihinde Demokrat Parti kuruluşu ilan ediliyordu. 14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan seçimlerde CHP siyasi ve ekonomik liberalleşmeyi başlatarak DP nin iktidarını engellemek gayretlerine rağmen, seçmen CHP nin“ yeni görünümüne “ inanmayarak, DP ye iktidarı teslim ediyordu. “ ….“ Bu terör havasının halkta meydana getirdiği eziklik duygusundan cesaret alınarak halka başıbozuk (cahil) denmiştir. Şimdi size soruyorum: Bu derece hakir gördükleri ve başıbozuk telakki ettikleri halka idareyi devretmek ve bunu hazmetmek bunlar için kolay mı oldu zannediyorsunuz? .... “ Başbakan Ali Adnan Menderes.

   Milletvekili seçilen Profesör Hanımefendi AK Parti sine rey veren halkı cahil – cühela olarak tavsif ederken, bir sanatçı ise aptal olmakla itham ediyordu. “ Mutad zevat “ ın güvenilir kaynaklardan aldığı “ seçimlerde CHP si iktidara gelecek” haberi asılsız çıkıyordu. “ Aynı yoldan geçenler”,” aynı sudan içenler” bi daha, AK Parti yi iktidara getiriyordu. Şahsiyetlerini Garp çı ve Muasır olarak tavsif eden münevver iddiasında ki  zümre, 19. Asır dan kalma fikri cereyanlarla mücehhez, Müslümanı "Zamanımızda olup biten şeylerden az çok haberi olan herkes, Müslüman memleketlerinin bugünkü geriliğini, İslâmlıkla idare edilen memleketlerin inhitatını, kültürlerini ve terbiyelerini yalnız bu dinden alan ırkların fikir bakımından sıfır durumunda oluşlarını açıkça görmektedir"( Ernest Renan, Nutuklar ve Konferanslar, çev. Ziya İhsan, Sakarya Basımevi  s. 184. ) tarifine tâbi olarak, “ geçtikleri yol” u tarif ederek,bi daha kimin suyunu içtiklerini ifade etmiş olmuyorlar mı? Heyhat,“Düşünüş itibariyle şahsiyete sahip olmak ve araştırma ve tedkik ihtiyacı, memleketimizde henüz manasız birer mefhum gibi telâkki olunduğundan, her bilgi şubesinde hüküm süren mutasallifâne, umumî ve ekseriyetle yanlış telâkkilerden edebiyat tarihi de kurtulamamıştır.” “Bu adamların hepsi büyük bir tezat ve ikilik içinde çırpınıyorlar. Hiçbiri sırtında taşıdığı ve muhafazaya mecbur olduğu mevki veya paye ile ahenk halinde yaşamıyor. Kafaları, zekâ itibariyle olsun, yarım yamalak bilgileri itibariyle olsun, merhamete muhtaç bir halde. Şahsiyetleri kırpıntı bohçası gibi. “  Prof. Dr. Fuad Köprülü.

  [“ ………. Ancak CHP nin artık değişmesi gerek. Daha da ileri gittim; “CHP nin kapanması ve yerine yeni ve yeniden bir partinin kurulması belki de en iyi çözüm” dedim….

Bugün kalkıp da “Biz Atatürk ün partisiyiz” demenin bir anlamı yok. En başta da Atatürk’e saygısızlık. Atatürk adımı atmış, ölümüne dek şeklen partinin başında olmuştur ama asıl yeri Cumhuriyet in başıdır. O açıdan bakılınca çok partili hayata geçtiğimiz yıldan bu yana kurulan bütün partiler, bugünkü AKP de dahil Atatürk ün partisidir, çünkü O nun kurduğu Cumhuriyet in ve temelini attığı demokratik hukuk düzeninin ürünleridir.

Bu da yeni fikirlerin, yeni oluşumların önünün açılmasını engelliyor. O halde akılcı bir yol var. CHP yi tamamen kapatmak. Atatürk ün kurduğu ve yaşattığı Cumhuriyet in ilk partisi olarak bir “demokrasi müzesi” haline getirmek.
Ondan sonra yeni bir partiyi, yeni anlayışla, yeniden kurmak... ] Can Ataklı Vatan Gazetesi( cümle altı tarafımdan çizilmiştir. )

      “ Adalet mülkün temelidir.” İdarecilerin her şeyden evvel, adil olmaları, adalete uygun davranmağa gayret etmeleri icap eder. Zira adalet refah ve gelir seviyesinin artmasına, memleketin mamur olmasına vesile olur. Harap olan bir memleketin maldan nasibi olmaz. Memleketin umranı adalet iledir. Makamlar, liyakat ve istidat a nispet, mevki sahiplerine tevzi edilmeli; adam kayırma, rica veyahut rüşvetle dağıtılmamalıdır. “ Emanetleri ehline veriniz.” Aksi hal, vatanı ve milleti kökünden batırır. Liyakat sahibi, makam ve rütbe talebinde bulunmaya, külfet ve zahmete ve tavassuta muhtaç değildir.

   Haccac bin Yusuf, zalim unvanı ile meşhur, Emevi hanedanı idaresinde Irak umumi Valisi idi. Rivayete istinaden Bir gün Irak vali ve idarecileri ile halk tan kişileri ve mühim kabile reislerini divanda topladı. Onlara "Ben nasıl bir adamım? Beni Nasıl biliyorsunuz?" diye sual etti. Ekseriyetle: "Efendim, şükürler olsun ki, Allah sizi bizim gibi insanlara reis kıldı. Siz hem adaleti hem de dini ve dünyayı muhafaza eden ulu bir idarecisiniz" diyerek cevap verdiler. Konuşma sırası fakir ve kimsesiz bir ihtiyara gelmişti: Haccac: "Siz beni nasıl biliyorsunuz?" sualine, cevaben: "Sen Allah'ın belası melun adamın tekisin. Sen cini şeytanın arkadaşı ve insi şeytanların da reisisin. Fakat biz senden daha kötü bir hale geldik ki, Allah seni başımıza bela etmiştir." Divan da kiler dehşet içinde kalmışlardı, Haccac yerinden kalkarak ihtiyarı alnından öpmüş"Hepiniz yalan söylediniz. Bir tek ihtiyar doğruyu söyledi. Evet, ben berbat bir adamım, ama siz idareci olarak benim gibi zalim bir adamı hak etmişsiniz. Te bazeru Ete ammeru Leküm…. Siz Ebu Zerr gibi olunuz ben de Ömer gibi adil olayım" sözlerinden sonra, ihtiyara iltifat edip, hediyeler vererek taltif etmiş, methedenlerin tamamını idam ettirmiş idi. Nasılsanız o şekilde idare olunursunuz.

  “Eğer çok büyük bir ekonomik ya da siyasi kriz yaşanmazsa dördüncü, hatta beşinci kez seçimleri muhtemelen AKP alacak ve Türkiye de ‘hakim parti sistemi ne geçmiş olacağız.” Prof. Ersin Kalaycıoğlu, Mülakat, Mine Şenocaklı, Vatan Gazetesi.

Haydi, bi daha, bi daha, bi daha
Hep beraber söyleyelim
Vur şu davula, bi daha bi daha
Hem çoşup, hem söyleyelim….

Hedef 2023, durmak yok, yola devam.

www.belediyegazetesi.net