Akıl

Batı aklı, nesneye dayanır. ( görüp, anlamak biçiminde tezahür eder.) Nesneden ahlaka doğru gider. İslam aklı ahlaktır, kalpten geçer, ahlaktan nesneye döner. Nesneyi; faideli, iyi, güzel ise alır, kötü ise terkeder.

 

Bu manada, Batılı atomu çözdüğünde onu Hiroşima ve Nagazaki de bomba olarak kullandı. Müslüman ise, atomu ancak insanlığın tekamülü için kullanır.

Eşrefi mahlukat olan insan, İslam a duhul olup, Müslüman olunca, fehim sahibidir, terakki eder, İnsan – ı Kamil olur.

 

O, bunu Kur – an dan, Hadis ten alır. ( emr- i bil maruf, nehy – i anil münker )

Nüfus kağıdında yazan sıfatla değil, fıtratında yazan sıfatla İslam olunur.

 

Tabiaten her iyi ve güzel kimden gelirse gelsin hakikattir. Her kötü kimden gelirse gelsin sadır olana aiitir, şahsidir.

 

Bu vesileyle her şey onu daha iyi tanımamıza ve anlamamıza vasıtadır. “ Bütün kitaplar, tek bir kitabın, daha iyi okunup anlaşılabilmesi için yazılmıştır.”

 

“ Nasılsanız öyle yönetilirsiniz “

 

Temmuz 1920 senesinde Yunan ordusu Bursa ya girdiğinde; Ahmed Amiş efendi merhum: “ Gidecekleeer, gidecekler!. Geldikleri gibi gidecekler!.  Hem öyle bir gidecekler ki, ne kaçan nasıl kaçtığını bilecek, ne de kovalayan nasıl

kovaladığını bilecek.”

 

“Türk devleti kıyamete kadar bakidir.!. Şekilden, şekile girer ama, yıkılıp dağılmaz, devlet olma vasfını muhafaza eder.”

 

İngiltere için ise “ O zalim İmparatorluk, balıkçılıkla geçinen küçük bir ada devleti haline gelecek!.”

 

Mağrip te başlayan kıtal ise Batı aklının yerini, İslam aklına bırakmasıdır vesselam.