Eksen Kayması

30 yıl savaşlarına müteakip ( 1648 ) Westphalia, Napolyon savaşlarına müteakip ( 1815 ) Viyana Kongresi'nde alınan kararlar Avrupa'nın büyük güçleri arasında bir denge kurmayı amaçlıyordu. Ancak Fransız İhtilali nin Avrupa halkına verdiği cesaret ve Sanayi İhtilali nin yarattığı sorunlar bu dengeye izin vermedi. 1815-1871 arasında Avrupa'da sayısız İhtilaller, ulusal birleşme hareketleri, sosyalist ve anarşist hareketler ortaya çıktı. 1848 senesinde Büyük Britanya ile başlayan Sanayi İhtilali, iktisadi ve içtimai alanda yeniliklere yol açıyordu. Londra, finans merkezi, Büyük Britanya para birimi ise uluslar arası rezerv para haline geliyordu. Siyasi mihver ( eksen ) Büyük Britanya İmparatorluğuna kaymış, 19. Asır, Büyük Britanya asrı olarak tavsif edilir hale gelmişti. I.Cihan Harbi, Çarlık Rusya sı ve Almanya yı  oyun dışına çıkarmış, denge müessiri Osmanlı Devleti nin yıkılması ise II Cihan Harbi ne vesile olmuş idi. II. Cihan Harbinden muzaffer çıkan A.B.D, ilk küresel güç olacaklarını hasebiyle, Dünya yı sömürgesi haline getirme hesapları yapıyordu. Soğuk savaş ilanı ile, Dünya iki kutba bölünerek; suni olarak, nıspi de olsa denge tesis edilmeye çalışılıyor idi. Eksen Avrupa dan, A.B.D ne kaymıştı. A.B.D asrı başlıyordu.
 
A.B.D, Akdeniz in kontrolü ve ilan edilecek olan İsrail devlet'inin yaşayabilmesi için ilk önce Türkiye , daha sonraları Mısır devlet başkanı E.Sedat, Arap yarımadası Ülkeleri ile sair mağrip Ülkelerinde ihtilal leri destekleyerek; totaliter idarecilerin iktidara gelmelerine önayak olmuşlardı.
 
1962 senesinde Küba krizi patlak verdi. Sovyetler Birliği lideri Kruschchev silahlanma yarışının, Sovyetleri iktisadi yıkıma götüreceği hasebiyle; Varşova Paktı ülkelerinde bulunan Sovyet Askeri birliklerinden 750.000 personel ve konvansiyonel silahları karşılıksız olarak geri çekti. A.B.D başkanı J.F.Kennedy siyasi olarak benzer bir karar almasına rağmen, suikast neticesinde hayatını kaybedince, soğuk savaş şiddetini artırarak devam etti. Hür batı ! Komünizm gelecek korkusu ile emperyalist politikalarına devam edebilirdi.
 
Sovyetler Birliğinin iktisadi yapısı ile, A.B.D nin mevcut sömürge düzenini devam ettirilebilmesi mümkün görünmüyordu; Varşova Paktı her an dağılabilirdi. A.B.D korku İmparatorluğu na, düşman bulmak mecburiyetinde idi.İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, 1990 senesinde İskoçya daki NATO zirvesin de yeni düşmanın “İslam” olarak belirlendiğini açıklıyordu. Artık A.B.D için Arap yarımadası ve orta Asya nın üzerinden Dünya yı kontrol etme sevdası politikalarına devam edilebilinirdi. NATO Genel Sekreteri Willy Claes, örgütün yeni misyonunun "İslâm ülkelerindeki köktendinciliğe karşı mücadele" olduğunu, bunun için gerekirse askerî müdahalenin bile düşünülebileceğini, bu amaçla Fas, Tunus, Cezayir, Moritanya ve Mısır la istişarelerde bulunduklarını ilan edince, tüm NATO camiasını harekete geçiren bir tartışmayı da başlatmış oldu. Genel Sekreter eleştirildi ve sözünü geri almak zorunda kaldı.11. Eylül. 2001 Dünya Ticaret Merkezi ne yapılan, azmettirici ve failinin açıkça belli olduğu saldırılar bahane edilerek; İslam a karşı Haçlı seferleri başlatıldı. Carter'ın Ulusal Güvenlik danışmanı Brzezinski nin "İslam, düşmanlarımızda teşvik edilmeli, dostlarımızda ise bastırılmalıdır.” düsturu ile; İslam ülkeleri Devlet ve Hükümet yetkilileri ile müşterek hareket edildi. İslam ülke idarecilerine iktisadi ve siyasi destek olunarak, İslam köktendinciliği üzerinden tebaa ve Uluslar arası toplum tehdit edildi. İslam ülkelerinde, rüşvet, irtikap, zimmet ve zulüm görmezlikten gelindi. Bizim çocuklar teşvik edildi.
 
Mağrip teki halk hareketlerini korkulu bir şekilde izleyen iki devlet A.B.D ve İsrail’dir. Mısır; İsrail ve A.B.D için, güvenliğin sağlanması, sürdürülmesi ve hegemonyasını devam ettirebilmesinde emniyet supabı mesabesindedir. Mağrip te başlayan nümayişler, A.B.D dışişleri politikalarının ekseninin kaymasına vesile oldu. Mihver, Türkiye ye kaydı. 2002 Kasım seçimleri ile iktidara gelen AK Parti, dirayetli politikaları ile dikkatleri üzerine çekti. Menfaatleri bozulanlanlar, “ Neo – Osmanlılık, eksen kayması, takiye yapıyorlar, bunlar aslında köktendici, diyerek, akıllarınca bizim çocukları balans ayarı yapmaya davet ediyorlardı. Ayarı bozulanların, ayar yapamayacakları ortaya çıkınca, son bir gayret ile ” halk, sokak, sokak, isyana teşvik ediliyordu.”
 
Halkını küçük gören, halkına karşı zorbalığa kalkışan, kibir ve büyüklük taslamakta bulunan, halkını tefrikaya düşüren, halkına zulüm ve haksızlık eden bir hükümet, haşa, İslam hükümeti değil, Firavunî bir hükümet olmuş olur."Müslüman hem dünyaya ve hem de ahirete ait menfaatlerinin devleti ve hükümeti ile kaim bulunduğunu, devletini kaybederse ahiret azabına hak kazanmış olacağını bildiğinden devleti uğrunda canını feda etmeyi en büyük bir fazilet ve sevab sayar.”
 
Fas ta başlayarak, Mısır a sirayet eden, halk hareketlerini tahlil edemeyenler.  
 
“Şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleri ile tevhit edebilenler “in, miadını doldurduğunun farkına varamayarak; Dışişleri Bakanımız Sn, A.Davutoğlu nun ,"Hepimizin kendimizi, herkesi içine alan yeni bir siyasi düzene, adil yeni ekonomik düzene ve tüm kültürleri kapsayan yeni bir kültürel düzene adapte etmemiz gerekiyor." ifadesini anlayamadığı gibi, 2011 seçimlerinde iktidar olma rüyasına dalarken, vaad lerinin hayali ile halkı isyana davet ediyorlar idi. 
 
Londra merkezli Regent s Business School (RBS) gelişen pazarlar uzmanı Timothy Ash, “Türk hükümeti arabulucu olarak bölgedeki nüfuzunu artırabilir. Bölgede benzer protestoların yaşanması ihtimalinden uzak olan tek ülke Türkiye” yorumunda bulundu. 01.Şubat.2011 Timeturk.
 
İmtiyazlı zümre şahsi menfaati bozulunca, “ halk koyun sürüsüdür, cahildir” derken, iktidardan kurtulmak hesabıyla, meş um ve menhus an -  anat a tevessül edecek, aksülamel göremeyince de;“ kağıttan kaplan “ diyerek tavsif edecekti. Her yolu mubah sayanlar, aciz olduklarının farkına varamayarak ham hayalleri ile avunurlarken; Başbakan Sn, Recep Tayyip ERDOĞAN  2011 seçim beyannamesinde, 2023 senesi tasavvurunu ilan etmeye hazırlanıyordu. “ Seçim için hazırlıklarını hızlandıran AK Parti, 'Seçim Beyannamesi' hazırlıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın talimatıyla başlatılan çalışmalar çerçevesinde, parti yöneticileri 'beyin fırtınası' yapıyor. Erdoğan ın talebi üzerine dört yıllık değil, Cumhuriyet in 100. yılı olan 2023 e dönük hedef ve stratejileri içerecek Seçim Beyannamesi hazırlanıyor. “   ( Gazetelerden )
 
"Batı, Sanayi Devrimi öncesine dönecek" Dünyanın ikinci en büyük finansal danışmanlık servisi İngiltere merkezli PwC (Pricewaterhouse Coopers), “Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın en gelişmiş ülkeleri olan G7 ülkelerini geride bırakacağını yazdı.” 07 Ocak 2011  Milliyet Gazetesi
 
Durmak yok, yola devam...