Yeni Dünya Düzeni

“ Osmanlılar kavgacı kimseler değillerdi, kendi varlıklarını sürdürmenin dışında bir amaçları yoktu. Kimsenin onların kendi dinini kabul etmesini talep etmez, kendi dillerinin kullanılmasında ısrar etmezlerdi.” ( Jason Goodwin. Ufukların Efendisi Osmanlılar. )
 
15. ve 16. ıncı Asırlarda Avrupa da başlayan coğrafi keşifler; başta Büyük Britanya olmak üzere,İspanya, Portekiz, Fransa, Hollanda iktisadiyatında büyük ilerlemelere yol açıyor, aralarındaki rekabet birbirleri ile kıyasıya savaşlara da vesile oluyor idi. Fransa ve İngiltere arasında 18. Asırda 126 sene süren, 1898 de Amerika ve İspanyollar arasındaki savaş, Çarlık Rusya sı ile Prusya, Fransa, Osmanlı Devleti arasındaki savaşlar neticesinde “doğu sorunu” olarak tavsif edilen; Osmanlı Devletini parçalamak, ortadan kaldırmak ve topraklarını paylaşmak; batılı devletlerin gayesi haline geliyordu.
 
Osmanlı Devleti Dünya da güç dengesi (Balance of Power )  idi. I.Cihan Harbine müteakip Osmanlı Devletinin parçalanması; Güneşin batmadığı İmparatorluk olarak tavsif edilen Britanya nın aslında; Dünyanın dengesini alt – üst ettiğini fark etmesi uzun sürmedi. 1939 da II. Cihan Harbi patlak verdi. 1945 te harp sona erdiğinde, ABD ve Sovyetler Birliği arasında Avrupa nın paylaşılması, soğuk savaş adı altında zımni bir dengenin kurulmasına vesile oldu. 
 
İngilizce de ilk kez 17. Asırda “ civilize” ( uygar yapmak, barbarlık durumundan çıkarmak, aydınlanmak ) , 18. Asırda “ civilization” ( uygarlık ) kelimeleri kullanılmaya başlandı. Batı medeniyeti, ( uygarlığı ) barbar Osmanlıyı medeni ( uygar yapmak – civilize ) hale getirmek için yola çıkmış idi
 
Politikalarını  “ Şu anda Türk lerin vahşi zulmü altında yaşayan halkların kurtarılması ve batı uygarlığına yabancılığını radikal bir biçimde kanıtlamış olan Osmanlı İmparatorluğu nun Avrupa dan atılması…” olarak tarif ediyorlar idi.( Lloyd George, Britanya Başbakanı. )
 
Filistin, Irak, Afganistan işgali, Marmara Gemisine yapılan saldırı, vahşi zulmün ne olduğunu, barbarların kim olduğunu, batı uygarlığının ne demek olduğunun ibretlik bir misali olarak karşımıza çıkmakta idi.
 
Yeni Dünya düzenine giden yolda:
 
“Türkiye, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun savunduğu ve Erdoğan hükûmetinin tam olarak benimsediği dış politikada, sadece kendi bölgesinde değil bütün uluslararası önemli konularda söz sahibi olan gelişmiş uluslararası bir oyuncu olduğu mesajını verecek, dışa dönük, aktif ve çok yönlü diplomasi doktrini uygulamaya koydu.” (Kathimerini gazetesinin 26 Eylül 2010 tarihli sayısında, Dora Antoniu; 30.09 2010 Time Türk)

  
"Türkiye, Osmanlı'nın sahip olduğu topraklara yeniden hükmedecek. Elbette, Osmanlı'dan çok farklı bir formda yapılanma olacak. Türkiye, bölge ülkelerine valiler atayacak veya 'Türkiye Birliği' adında bir örgütlenmeye gidecek. Nasıl bir örgütlenme kurulacağını süreç gösterecek" George Friedman (Stratfor Başkanı )
 
19. Asır da siyasi ve içtimai alanda tebarüz eden ve Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, Cumhuriyet ile de devam eden ayrılıkları; zenginliklerimiz olarak kabul edebilir ve ortak bir payda da toplayabilirsek, bin yıllık vizyonu hayata geçirebilmemizin, işten bile olmadığını görebileceğimizi umudediyorum.
 
"Türkiye'nin önündeki engel dış tehditler değildir. Türkiye'nin önündeki en büyük engeller iç sorunlardır" ,"İç gerginlikler dönem dönem artıyor. Bunlar Türkiye'nin önündeki en önemli sorundur. Ama bunları yönetmeyi başaracaksınız." George Friedman (Stratfor Başkanı )