Yumuşak Güç ( Soft Power )

A.B.D Merkez Kuvvetler Komutanı General David Patraeus,” Pentagon da verdiği brifingde özetle; İsrail in barış süreci konusunda ayak diremesinin ve A.B.D nin İsrail i koşulsuz desteklemesinin, hem A.B.D nin Ortadoğu daki askeri varlığına, hem de bölgesel çıkarlarına ters düştüğünü iddia etti. Bu doğrultuda yönetimden, İsrail e karşı A.B.D nin bölgesel çıkarlarına uygun politika yürütmesini  talep etti. “
 
“Suriye ve Irak ın Lübnan da olduğu gibi etnik ve dini kendine özgü bölgelere parçalanması İsrail in batı cephesinde evleviyet arz eden hedefidir. Bir yandan petrol zengini, öte yandan dahili olarak kopuk bir Irak, İsrail in hedefleri için bir aday olarak garanti edilmiştir. Irak ın dağılması bizler için Suriye nin dağılmasından daha da mühimdir. Irak, Suriye den daha kuvvetlidir. Kısa dönemde, İsrail e en büyük tehdit teşkil eden Irak, bir güçtür. Bir İran- Irak savaşı Irak ı parçalara ayıracaktır ve bize karşı geniş ölçekli bir cephede, mücadele etmeyi dahi örgütlemeden evvel, kendisi evinde çöküşe sebebiyet verecektir.” “1980 lerde İsrail için bir Strateji ” Oded Yinon,  Dünya Siyonist Örgütü yayınından 1982.
 
2000’e doğru yeni bir İsrail stratejisi üzerine yazılan rapor da ise “İsrail kendi stratejik ortamını Türkiye ve Ürdün ile işbirliği içerisinde Suriye yi zayıflatarak, frenleyerek, hatta geri adım attırarak şekillendirebilir. Bu teşebbüs, Suriye nin milli ihtiraslarını bozma aracı olarak, Saddam Hüseyin in Irak ta iktidardan alaşağı edilmesi üzerinde odaklaşmalıdır.”  “Bariz bir çatlak: Alanı Güvenleştirmek için Yeni Bir Strateji” Douglas Feith, Richard Perle ; İleri Stratejik ve Politik Araştırmalar Enstitüsü Kurumu, 1996
 
Amerikalı gazeteci Hersch, İsrail in, Irak ın kuzeyinde Kürt lerle işbirliği içinde operasyonlar yaptığı, Kürt birliklerini eğittiğini, Türkiye ninde bundan rahatsız olduğunu yazdı. Hersch, İsrail lilerin burada Kürt lerle, çok
endişe ettikleri İran lılar, nükleer konular ve Suriye lilere karşı operasyonlar başlattığını, ancak bu durumun İsrail i, Türkiye ile karşı karşıya getirdiğini ifade etti. İsrail in, kuzey Irak ta geçen yıldan beri Kürt komando birimlerini eğittiğini
ve bu eğitimle İsrail in en gizli komando birimi olan Mistaravim ile aynı kapasitede yetiştirildiğini söyleyen Hersch, Suriye deki Kürt ler ile Suriye askerleri arasında Mart ayında ortaya çıkan ve 30 kişinin öldüğü çatışmalarda, İsrail istihbaratının rol oynadığına inandığını da anlattı.
 
[ Körfez Savaşı sırasında Suudi Arabistan dayım A.B.D kumanda merkezi olarak kullanılan otelin bir odasında dinlediklerim dehşet verici.
Amerikalı yarbay duvardaki harita üzerinde Türkiye nin Güneydoğu sunu ve Kuzey Irak ı işaret ediyor. Avucunu o coğrafyada dolaştırırken şöyle diyor:
“Savaş bitecek. Amerika Irak tan çıkacak. Giderken silahlarının büyük bölümünü bırakacak. Bunlar içinde ağır silahlar, roketler de olacak.
Yöredeki Kürtler bu silahları alacaklar ve Türkiye ye karşı kullanacaklar.
Toprak isteyecekler. Türkiye, ya istedikleri toprağı verecek ya da vermeyecek ve savaşacak.”

Yarbay iyi derecede Türkçe konuşarak anlatıyor bunları.
Kulaklarıma inanamıyorum.
“Ya NATO ortaklığı ya ülkelerimiz arasındaki dostluk” diye soruyorum oralı olmuyor.
Gene de bunun “Amerika lı yarbayın kendi fantezisi” olabileceğini düşünüyorum. Ama...
Birkaç dakika sonra bir başka odada gene Amerikalı bir rütbeliden aynı şeyleri dinliyorum.
Bunun “bir mesaj olabileceğini” düşünüyorum.
Çünkü bu randevuyu bana ilk Dışişleri Bakanı ve o zamanki Suudi Arabistan Büyükelçimiz Yaşar Yakış, oradaki A.B.D Büyükelçisi ile konuşarak sağlamıştı.
A.B.D Büyükelçisi, A.B.D komutanıyla temasa geçmiş ve bu iki rütbeli subay tarafından verilecek kişisel brifing için davet edilmiştim.
Dönemin ABD Başkanı Bush Bağdat a girmedi, Kuzey Irak senaryosunun uygulanma olanağı kalmadı.
Ama...
1991 de dinlediğim o senaryonun 2010 Türkiye sinde sahnelendiği
kuşkusundayım.
PKK o roketatarları, uzun namlulu ağır silahları, dockaları, tonlarca patlayıcıyı nasıl elde etmekte.
50-100 kişilik gruplar halinde askeri üstlere, karakollara saldıracak cesareti nereden alıyor? ] Güneri Civaoğlu, Milliyet Gazetesi 22 Haziran 2010
 
“ Saddam Hüseyin yönetimi altında ki Irak, A.B.D ye bir tehdit oluşturmuyordu.
Irak ı, A.B.D nin Ortadoğu da ki en güçlü müttefiki İsrail i korumak için işgal
ettik. Philip Zelikow, 11 Eylül soruşturma komisyonu başkanı.
 
Laura Rozen, A.B.D de Politica gazetesinde yayınlanan makalesinde "Türkiye-İsrail ilişkileri bozuldukça, A.B.D Başkanı Barack Obama yönetiminin çıkmaza girdiği" yorumunda bulundu. 
 
“ Washington daki algı, Ankara nın değişken ve güvenilmez bir ortak haline gelmekte olduğu yönünde. Kongre de bazıları İsrail le ilişkilerin bozulmasını, otoriter bir İslamcı hükümetin Doğu ya kaymasının kanıtı olarak görüyor. Farklılıkları genelde kapalı kapılar ardında tutmaya özen gösteren Amerikalı yetkililer kuşkularını dile getiriyor. Ancak Türkiye nin Ortadoğu nun fırtınalı jeopolitiğinde öne çıkması sürpriz olarak görülmemeli. AB nin Türkiye nin müzakerelerini ilerletmek konusunda sergilediği gönülsüzlüğe duyulan kırgınlığın tezahürü değil sadece. Doğu ya stratejik bir dönüş veya yeni İslamcı AK Parti'nin Müslüman ülkelere yönelik ideolojik bir meyli de değil. Erdoğan özgüvenli ve dinamik bir Türkiye nin seçenekleri bulunduğunu ve Avrupa nın arka bahçesi Ortadoğu da nasıl kullanacağını unutmuşa benzediği ‘yumuşak güç’ konusunda uzman olduğunu göstermek istiyor.” DELPHINE STRAUSS / DAVID GARDNER Radikal Gazetesi (21 Temmuz 2010)  
 
İslam hukuk unda  bir kaide-i külliye vardır: ” Şartlar değiştiğinde eski hal ve statü avdet eder”. Devlet ler hukuk undaki kaide ise, “Ara statü geçince, kalıcı statü geri döner” şeklindedir.
 
Tarih, ibret alınsa da; alınmasa da tekerrür ediyor. Kimi zaman müspet, kimi zaman da menfi istikamette tekerrür eder. Anlaşılan o ki tarih, bizden yana müspet olarak tekerrür ediyor.
 
“ Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
   Kesilir, belki, fakat çekmeye gelmez boyunum.” 
M.Akif ERSOY